ETKİNLİK TAKVİMİ
Ağustos / 2020
Pt Sl Çr Pr Cm Ct Pz
         
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31

GÜNCEL YAZILAR

 
 
KEŞ Mİ KEŞİŞ Mİ?

Sanki yıllarca bu konuda elinden geleni yapan, o kadar yazan, uyaran ben değilim; bu sefer yanlış gelip bizi buldu!

Oturduğumuz sokağın adı “Kâşâneler Sokak” her iki ‘a’ da uzun okunacak. Büyük köşkler, gösterişli binalar için kullanılan bir kelime. Bir zamanlar sokakta bu özelliğe sahip çok bina olduğu için “kâşâneler” olarak anılmış, öyle bilinmiş.

Zamanla kâşâneler birer birer yıkılıp apartman yapılmış; orada oturan, orada yaşayan, “kâşâneler” kelimesinin anlamını bilenler de terki diyar etmiş.

Şimdi durum nedir biliyor musunuz? Hem kelimenin manasını bilen kalmadı hem de yanlış kullanarak cahilliğin zirvesine ulaşıldı. Artık kimse “kâşâne” diyemiyor. Onun yerine “keşhane” denmeye başlandı. “Keş” Farsça çeken demek, "esrarkeş" gibi...

En son sokağın isminin “keşişhane” olarak kullanıldığını da gördüm. “Keşiş” de biliyorsunuz, Hristiyan din adamı türü. Ağaç kovuklarından mağaralara, manastırlara kadar münzevi alanlarda yaşayan ruhban sınıfı mensuplarına “keşiş” deniyor.

“Keş” denilen yağsız, tatsız peyniri de bir tarafa bırakırsak “kâşâne” kelimesi darbe üstüne darbe yedi.

Bu durumda bize bir taraftan “Ne günlere kaldık?” demek düştü, diğer taraftan da cefa çekmek kaldı.

Bendeniz de keşhanede oturan cefakeş Halûk!

  KEŞ Mİ KEŞİŞ Mİ?