ETKİNLİK TAKVİMİ
Şubat / 2020
Pt Sl Çr Pr Cm Ct Pz
         
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29

GÜNCEL YAZILAR

 
 
ÇINARIN BAŞKENTİ NERESİ!...

Bende bu ağaç merakı ve özellikle çınar ilgisi nereden çıktı tam olarak bilemiyorum. Hani takım tutanlar derler ya “Kendimi bildim bileli…” herhalde benimki de öyle.

Büyük ihtimalle Hereke’deki ilkokulumun bahçesinde bulunan anıt çınarlardan olabilir.“Gölgesinde mevsimler boyu…” diye başlayan bir şarkı vardır ya. Ben de gölgesinde seneler boyu –beş sene- oynamışım.

Fakat yine de mesele tam olarak aydınlanamıyor. Tamam çınarı gördün, çınarı sevdin, dibinde oynadın, yere düşen yapraklarını okşadın; çınarı ölçmek, klasman yapmak, “Çınar çınar!” diye memleketi dört dönmek ne oluyor!

Uzun yıllar böyle çınar takibi ile vakit geçirip özellikle bizim Salim Aydın ile Anadolu çınarları turnesini tamamlayıp “Bu iş artık tamamdır. Dosyayı kapatalım.” demiştim. Salim’i çırak çıkarıp, el verip çınarların üzerine saldıktan sonra köşemize çekilip tam bu işten kendimizi sıyırdık derken ortaya Bülent Katkak çıktı. Haydi, tekrar bir çınar koşuşturmacası. Hem de Balkanlar’da, Ortadoğu’da.

Ne var ki Bülent Katkak Salim gibi tam teçhizatlı çınar ölçer olmadığından; göz kararı kucaklama, ayakla etrafını dolanma usulüyle tekrar kendimize göre bir ikinci bahar dönemi yaşamıştık.

“E her şeyin sonu var; artık, bu iş de bitti.” deyip ipimizi, mezuramızı duvara asmıştık ki iş yine karıştı. İznik’ten başlayıp Yalvaç’a uzandı. Tabii, bu sefer yanımızda artık ne Salim Aydın ne Bülent Katkak olduğundan kimi yakaladıysak onu bu işe bulaştırmaya, koşuşturmaya başladık. Artık, Kültür ve Turizm Bakanlığı personelinden müze müdürlerine, il yöneticilerinden belediye başkanlarına kadar o anda yanımızda kim varsa “Tut şu ipin ucundan ölçelim, abi!” diyerek yıllar sonra tekrar o garip meraka geri döndük.

İşte fotoğrafta, İznik’in belediye başkanından zabıtasına kadar bütün yerel yönetimini seferber ettiğimizin resmidir. Yerel basın da peşimizde. Koskoca adamlar, koca koca makamlar bakar mısınız ne işle uğraşıyor! Kültür coğrafyamızın flora envanterinde anıt ağaçları ölçüyor ve tescilliyor. İstanbul’un Büyükdere Çınarı’na yetişemedik ama Bilezikçi Çınarı’nı gördük, ölçtük. Bursa’nın çınarlarını çok dolaştık. Antakya Hıdırbey Çınarı’nı, Hırvatistan Çınarı’nı, Ohri’nin, Prizren’in, Üsküp’ün, Gümülcine’nin, Yanya’nın ve dahi Narda’nın çınarlarını pek severiz. Ne var ki İznik çınarlarının gönlümüzdeki yeri bir başkadır. Hiçbiri çevresi 20 metre olan İznik’in tarihi çınarlarına erişemez. “Çınar İmparatorluğu”muzun rakipsiz başkenti İznik’tir.

Şimdiden şu kadarını söyleyeyim de suizanda bulunmasınlar. Bu işleri hafta sonlarında, mesai saatleri dışında yapıyoruz.

Ligler sona erdi, kupalar sahibine gitti, seçimler de bitti; bizdeki şu ağaç merakı bitmedi gitti…

Yaşlanıyoruz ama uslanmıyoruz! 

  ÇINARIN BAŞKENTİ NERESİ!...