ETKİNLİK TAKVİMİ
Mayıs / 2020
Pt Sl Çr Pr Cm Ct Pz
       
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31

TOPKAPI SARAYI

 
 
TOPKAPI SARAYI DEPOSUNDAKİ ESKİ ESERLER

YENİ ŞAFAK

Bu yılın 10 ayında, sanat ve mimarlık tarihi bakımından dünyanın 8. harikası olarak gösterilen Ayasofya Müzesini 3 milyon 133 bin 800 kişi, Topkapı Sarayı Müzesini 3 milyon 126 bin 250 kişi ziyaret etmişti.

Dursun, Ayasofya ile Topkapı Sarayı'nın Türkiye'de en çok gezilen müzelerin başında geldiğini söyledi.
İki müzenin de her yıl 3 milyondan fazla misafiri ağırladığını kaydeden Dursun, Ayasofya Müzesi ile Topkapı Sarayı'nın birbirini tamamlayan müzeler olduğunu belirtti.
Ayasofya'da dünya mimari mirasının Doğu Roma döneminden Osmanlı'ya kadar gelen ve Cumhuriyet'e ulaşan bir altyapısının varolduğunu dile getiren Dursun, bu çok çeşitliliğin ziyaretçilerin ilgisini çektiğine işaret etti.
Mekanı ziyaret edenlerin farklı izleri bir arada görebildiğini dile getiren Dursun, Topkapı Sarayı'nın da ziyaretçilerden yoğun ilgi gördüğünü bildirdi.
Harem bölümü ziyaretçi rekoru kırıyor
Dursun, bu ilgide yurtiçinde ve yurtdışında yayınlanan dizilerin de etkisi olduğunun altını çizerek, "Haremin, kutsal emanetler ve hazine bölümünün ziyaretçisi her zaman çok daha fazla oluyor" dedi.
Topkapı Sarayı'nda, Milli Savunma Bakanlığına ait bazı alanların Kültür ve Turizm Bakanlığına devredildiğini hatırlatan Dursun, "Bu meşhur tarihi Gülhane Bahçelerinin olduğu alandır ve bu büyük alanlarda, şu ana kadar ortaya çıkmayan depolardaki eserleri teşhir etmek üzere hazırlık yapılmaktadır" diye konuştu.
"Ayasofya'ya gözümüz gibi bakıyoruz"
Dursun, kısa süre önce Türkiye'ye gelen Katolik aleminin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus'a Ayasofya Müzesini ziyaretinde, Ayasofya'nın sanat tarihi ve mimari miras bakımdan özelliklerinin anlatıldığını belirterek, şunları söyledi:
"Bununla beraber şunu Sayın Papa'ya anlatmaktan ziyade göstermiş olduk; bu dünya mirasının, Kültür ve Turizm Bakanlığı vasıtasıyla son derece ihtimamla ve duyarlılıkla bakım ve onarımı yapılmakta, restorasyon çalışmalarının bütçesi ne olursa olsun yerine getirilmektedir. Bu özellikle vurgulandı ve çalışmalar gösterildi. Bu da Papa tarafından çok olumlu bir şekilde değerlendirildi. Protokol gezilerinde gelen konuklara süreci anlatırken, 'Ayasofya'yı dünya mirası olarak devraldığımızı, bizden önce başka tarihi ve dini özellikleri olduğunu ama bizimle beraber artık bizim hakimiyetimiz ve denetimimiz altına geçtiğini ve elimizden geldiği kadar bütün gücümüzle bu mimari ve kültürel mirası gelecek kuşaklara taşıma kaygısını ve çabasını üzerimizde bulundurduğumuzu' ifade ediyoruz."
"Ayasofya'ya gözümüz gibi bakıyoruz"
Haluk Dursun, Ayasofya'nın ibadete açılması tartışmalarıyla ilgili ise "Biz Ayasofya'yı, bize miras kalmış dünya mirası olarak görüyoruz. Onun sanat ve kültür yönünden mümkün olduğu kadar gelecek kuşaklara aktarılması için kendimizi görevli addediyoruz. Bunun dışında devletimizin kurum olarak bize vermiş olduğu talimatlar neyse o doğrultuda çalışıyoruz. Ayasofya'ya gözümüz gibi bakıyoruz. Bütün dünyanın gözünün de bizim üzerimizde olduğunu biliyoruz" değerlendirmesinde bulundu. 

  TOPKAPI SARAYI DEPOSUNDAKİ ESKİ ESERLER